![]() |
||
|
Anestezi ve Reanimasyon Bölümü |
|
Anestezi,
ameliyat sırasında hastanın ağrı duymasını önleyen bir tıp dalı olarak
bilinmektedir ağrıyı önlemek için gerek kullanılan ilaçların ve gerekse
yapılan ameliyatın insan vücudu üzerinde bir takım olumsuz etkileri
söz konusudur. Bu etkiler bazen organizmanın hayatta kalmasını sağlayan
sistemlerin ve organların işleyişini önemli ölçüde bozabilir.
|
![]() |
|
Dolayısı ile anestezi uzmanı ağrının ortadan kaldırılmasını
sağlarken doğabilecek yan etkileri de hem ameliyat sırasında, hem
de ameliyat sonrasında kontrol altında tutarak yaşamsal sorunların
ortaya çıkmasını önler ve ameliyat sonrası dönemde ortaya çıkacak
olan ameliyat ağrısını dayanılabilir sınırlar içerisinde tutmaya
gayret eder. Anestezi uzmanları ilaçlar, insan vücudunun işleyişi
yani fizyolojisi, bir çok dahili hastalıklar, cerrahi travma ve cerrahi
stres gibi konuların yanı sıra ,acil hastanın derlenmesi (resusitasyonu)
,yoğun bakım ve ağrı tedavisi konularında eğitim görmüş uzmanlardır.
Bu uzmanlar hastanın ameliyata neden olan rahatsızlığının dışında
diğer doktorlar tarafından saptanmış ve tedavisi planlanmış hastalıkları
anestezi ve ameliyat ile bağdaştırmak ve o hastalıkların daha fazla
etkilenmeden anestezi ve ameliyatın tamamlanmasını da sağlamak gibi
bir görevleri vardır. Bu ve benzeri nedenlerle hastaların ameliyat
gününden önce anestezi polikliniğine baş vurarak anestezi uzmanı
tarafın muayene ve tetkik edilmesi gerekir. Anestezi Bölümü: Anestezi bilim dalının en önemli konusunu, güvenli
ve güvenilir bir anestezi uygulanışının nasıl başarılacağı sorusuna
cevap bulabilmek oluşturmaktadır.Gecen yıllar içerisinde bu konuda
çok önemli gelişmeler sağlanmış olup, çok daha güvenli anestezi uygulaması
yapmak günümüzde sağlanabilmiştir.Güvenli anestezi uygulayabilmenin
ilk şartı her hasta için kendisine uygun bir anestezi planı yapmaktır.
Bu planın yapılabilmesi için önce hastanın tıbbı durumu anestezi
uzmanı tarafından ortaya koyulmalıdır. Bu amaçla anestezi poliklinikleri
açılmıştır. Ameliyat kararı verilen hasta, mümkünse hastaneye yatmadan
veya yattığı anda bu muayeneden geçer. Muayene şurasında anestezi
uzmanı tarafından hastanın özellikle yaşamsal işlevleri kontrol edilir
kendisine tıbbı geçmişi ile ilgili sorular sorulur,gerekirse bazı
laboratuar incelemeleri yaptırılır, şikayetleri ve eski hastalıkları
göz önüne alınarak solunum hastalıkları, kalp hastalıkları vb. tıp
dalları ile konsültasyonlar yapılır, kullandığı ilaçlar belirlenir
ve böylece bu polikliniklerde hastanın tıbbı durumla ve özellikleri
ortaya koyulur. Bu işlemden sonra anestezi uzmanı ameliyatı yapacak
cerrah ile konuşur, ameliyata ait özellikleri de tespit edip hasta
için en uygun ve en güvenli anestezi yöntemini belirler ve ameliyatın
tüm safhaları ile ilgili planını yapar. Genelde bu safhada ameliyat
ve anesteziye bağlı risk de belirlenmiş olur. Anestezi Riski: Tüm anestezi ve cerrahi girişimler bazı küçük riskler
içerir.Bu risklerin boyutu cerrahinin tipine, hastanın sağlık durumuna
, anestezi ve ameliyathanelerin teknik donanımına bağlı olarak değişir.Hasta
ne kadar sağlıklı ise cerrahi yaşamsal organları ne kadar az etkiliyorsa
o kadar azdır.Ulusal ve uluslar arası kuruluşlar anestezi güvenliğini
ve konforunu arttırmak, riskini en aza indirmek amacı ile kurallar
geliştirmiştir.Bu kurallardan bazıları ameliyathanelerin teknik donanımları
ile ilgilidir.İleri teknoloji ürünü anestezi cihazları ile Anestezi Türleri Vücudumuz beyin ve omuriliğimizle bağlantılı milyonlarca
sinir hücrelerinden ve ağlarından oluşmuş mükemmel bir iletişim şebekesine
sahiptir. Bu şebeke sayesinde ağrılı uyaranlar beyne iletilir, acı
duyulur. Acı ileten sinir yolları üzerinde iletimin değişik seviyelerde
engellenmesi anestezi oluşturmaktadır.İletimin engellendiği seviyelere
göre üç türlü anesteziden bahsedilir. Bunlar lokal, bölgesel ve genel
anestezi şeklinde adlandırılır.Küçük ameliyatlarda ameliyat bölgesinin
yakın çevresine iletimi engelleyen ilaçların verilmesi ile oluşan
anesteziye lokal anestezi denir. Vücudun daha geniş bölgeleri, örneğin
belden aşağısı veya bir yarısı iletimin omurilik düzeyinde engellenmesi
ile anestezi altına alınabilir. Bunun için ilaç omuriliğe veya omuriliğe
varmadan geniş bir sinir grubunun oluşturduğu bağlantı yerleri üzerine
verilir. Bu şekilde oluşturulan anesteziye bölgesel anestezi denir.
Bu iki anestezi şeklinde hasta uyanıktır. Ancak hastanın sıkıntısını
gidermek için bazı sakinleştirici ilaçlar verilebilir. Hastanın uyutulup
ağrının duyulması beyin düzeyinde engellenirse bu tür anesteziye
genel anestezi denir. Hastanın uyanık olması daha güvenli koşullarda
ve daha az risk altında ameliyat olduğu anlamına gelmez.Genel olarak
anestezi türüne anestezi uzmanı hastanın görüşünü de alarak karar
verir. Yoğun Bakım Bölümü Hayatta kalmamızı sağlayan kalp, beyin ,akciğer,böbrek
, karaciğer gibi organların işlevlerini yerine getiremeyecek kadar
hasta olduğu veya su - elektrolit , asit - baz dengelerinin , kan
fonksiyonlarının ileri derecede bozulduğu durumlarda hayatta kalabilmek
güçleşir. Bu durumda bulunan hastalara kritik hastalar denir. Kritik
durumda bulunan hastalar her şeyden önce, özel tıbbı donanımın bulunduğu
özel olarak eğitilmiş hemşire ve yardımcılarının çalıştığı sürekli
yoğun bakım uzmanı doktorların başında yer aldığı servislere alınarak
tedavi edilirler . Bu servislere yoğun bakım servisleri bu tür hastalar
ile uğraşan bilim dalına da yoğun bakım bilim dalı denir. Bu servislerde
hastaların tansiyon, solunum, ateş , nabız oksigenasyon,vb. fonksiyonları
hiç ara vermeksizin izlenirken ortaya çıkan gelişmelere anında müdahale
edilir. Bu servislerde başka yerlerde bulunmayan ve organların görevlerini
yerine getiren yapay cihazlar bulunur. Yine bu servislerde ileri
tıbbı tedavi yöntemleri uygulanır. Günümüzde kritik hastaların hayata
geri döndürülmesinde çok önemli bir yeri olan yoğun bakım servislerinin
başarı oranı %80’lere kadar yükselmiştir. Acil ve Kalp Durmaları Gerek ani kalp durmalarında gerekse kazalara bağlı
acil durumlarda hastaları hayatta tutabilirseniz acil duruma neden
olan sebebi ve kazaya bağlı tahribatı tedavi edip hastayı yaşatabilirsiniz.Örneğin
kalp durmuş ise masajla çok kısa bir sürede dolaşımı sağlayabilirseniz
başta beyin olmak üzere bir çok organın ölmesini önleyebilirsiniz
,veya solunum durmuş ise suni solunum yöntemleri veya cihazları kullanarak
yine ölümü engelleyebilirsiniz. Benzer girişimleri kanamalarda, aşırı
ishal ve kusmalarda ağır enfeksiyonlarda zehirlenmelerde çeşitli
nedenlere bağlı komalarda yaparak hastaları esas neden ortadan kaldırılıncaya
kadar yaşatmak mümkün olabilir. Bu bilgilerden hareketle her hastanede
kalp durmalarına çok kısa sürede yetişip doğru müdahaleyi başlatacak
anestezi uzmanlarının oluşturduğu bir ekip kurulur. Bu ekibe CPR
ekibi denir. Yine aynı nedenlerle acillerde ve kaza mahallinde diğer
hekimler yara ve darbe tedavisi ile uğraşırken veya komanın sebebini
araştırırken anestezi ve reanimasyon uzmanı da onların yanı başında
hastayı hayatta tutabilme mücadelesi verir. Ağrı Bölümü Vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan gerçek veya olası bîr doku hasarı ile birlikte bulunan .hastanın geçmiş deneyimleri ile ilgili, duysal, rahatsızlık verici, etkin hoş olmayan bir duyudur.insanın var oluşundan itibaren ağrı vardır ve ağrıya tıbbın her dalı ilgi duymuş ancak ,ama hiçbir tıp dalı yirminci yüz yılın ortalarına kadar ağrıya gerektiği öneminle yaklaşmamıştır. Yirminci yüz yıldan itibaren ağrı bir disiplin içerisinde ele alınarak incelenmeye başlanmıştır. Ağrı kişiden kişiye değişken bir özelliğe sahiptir. Ağrının şiddetinin belirlenmesinde objektif uyaranların (kesilme çarpma darbe gibi) psişik yapısı ,kültürü, dini inanışları cinsiyeti gibi sübjektif özelliklerinin de ağrıya yanıtında önemli rol. oynar. Bu sübjektif özellikleri kişinin ağrı eşiğini oluşturur. Bu nedenle ağrıya cevap kişiden kişiye değişiklik gösteriri Ağrı.süresine göre Akut ve kronik ağrı olarak ikiye ayrılır.Bir ağrının kronik hale gelebilmesi için belli aralıklar ile tekrar etmesi ve en az altı ay sürtmesi gerekir.kronik ağrı bir çok disiplinin yaklaşımı ile algoloji bilim dalının ilkelerine uygun olarak ele alınmalıdır.Akut ağrı ani olarak başlar,hastayı çoğu kere hekime baş vurmaya mecbur eder,doku hasan ile birlikte olabilir ve doku iyileştikçe giderek kaybolur. Ameliyat sonrası ağrılar akut ağrı sınıfına giren ağrılardır. Ameliyat Sonrası Ağrı: Günümüzde eldeki yöntemler ile ameliyat sonrası ağrı başarılı bir şekilde kontrol edilebilmektedir. İmkanların yanı sıra ağrının önlenebilmesi konusunda bilgili deneyimli ve en önemlisi konuya ciddi olarak yaklaşan bir ekibin bulunmasıdır.Anestezi ve reanimasyon uzmanları bu konuda da özel eğitim görmüş hekimlerdir.Ameliyat sonrası ağrının önlenmesi sadece ameliyatın ürkütücü görünümünü ortadan kaldırıp hasta konforunu sağlamakla kalmaz hastanede kalış süresini kısaltır,yara iyileşmesini hızlandırır,ameliyat sonrası bir çok komplikasyonu önler.Ağrının şiddetinin belirlenmesinde ağrı eşiğinden başka ameliyat yerinin, keşi tipinin ve boyutunun,ameliyatın büyüklüğünün, hastanın gerginliğinin de rolü vardır. Bu nedenle anestezi uzmanı hastaları ameliyat sonrası ağrının önleneceği konusunda bilgilendirmeli ve inandırmalıdır. Hasta Transportu Departmanı: Durumu kritikleşen veya kaza mahallinde kritik olduğu tespit edilen hastalar yoğun bakım servislerine nakledilirler. Bu tür hastaların nakillerinde nakil aracı bir küçük yoğun bakım servisi gibi tam donanımlı olmalıdır ve nakil sırasında hasta yoğun bakım konusunda uzman bir hekimin gözetim ve tedavisi altında bulunmalı hayat ile bağdaşır destek tedavi nakil nedeni ile kesintiye uğratılmamalıdır.Nakiller kısa mesafeler içinde olabileceği gibi şehirler hatta ülkeler arasında da olabilir. Hastaların durumları ne kadar iyi olsa da nakil sırasında kritikleşme ihtimali her an vardır. Bu ve benzeri nedenler ile anestezi ve reanimasyon uzmanları hasta transportunda daima yer alırlar. |
||
©2008
Universal Hospitals Group Tüm Hakları Saklıdır
|
||